← Tüm yazılar

DAO’lar Karar Alma Kültürünü Nasıl Değiştiriyor?

Web3 dünyasında son yıllarda en çok tartışılan yapılardan biri DAO’lar.

Web3 dünyasında son yıllarda en çok tartışılan yapılardan biri DAO’lar.

İlk bakışta tamamen teknik bir konu gibi görünse de ve bu dünyanın dışından gelenler için biraz karışık görünse de, DAO’lar aslında karar alma alışkanlıklarını kökten değiştiren bir yapıyı temsil ediyor.

Geçtiğimiz haftanın yazısında DAO kavramından, nasıl ortaya çıktığından ve temel mekanizmalarından biraz bahsetmiştik. Bu hafta ise DAO’ların en önemli parçası olan karar alma sürecine biraz da Web2, geleneksel iş dünyasının gözüyle bakmak istiyorum.

Elinizde Token Var, Peki Sonrası? DAO yapısında herhangi bir topluluğa veya projeye ait token’a sahip olduğunuzda, bazı karar süreçlerine katılma hakkını da elde etmiş oluyorsunuz. Bu hakkın kullanımı çoğunlukla karar verilmesi gereken konuyla ilgili oylamalara katılarak gerçekleşiyor.

Ancak bu süreç, geleneksel iş dünyası bakış açısından oldukça farklı:

Kararlar ne zaman, nasıl bir süre içerisinde oylanıyor? Oylamaya sunulacak proje ya da karar verilmesi gereken konularla ilgili teklifleri kim hazırlıyor? Oylar nasıl sayılıyor, sonuçlar nasıl uygulanıyor?

DAO yapıları bu sorulara alışılmışın dışında cevaplar veriyor.

Ve işin özü aslında yazılarımın çoğunda da bahsettiğim gibi, şu: Yalnızca teknik değil, perspektif değişimi de gerekiyor.

DAO’lara dair şu anda hayata geçirilmiş, işlemekte olan birkaç örnek belki Web3 dünyasının konuya bakış açısını biraz daha netleştirebilir.

https://www.vecteezy.com Gitcoin DAO: Daha Fazla Kişi, Daha Etkili Karar Gitcoin, açık kaynak kodlu projeleri ve toplulukları desteklemek amacıyla kurulmuş bir platform.

Topluluğun hangi projelere fon sağlanacağına karar vermesi için bir DAO modeli oluşturdu.

Burada öne çıkan sistem: Quadratic Funding.

Bu modelde oy kullanırken aynı zamanda seçtiğiniz projeye “kitle fonlamasındakine” benzer bir şekilde, bütçenize göre bir destek de sağlayabiliyorsunuz ve topluluktan gelen toplam destek oranında bir destek fon tarafından sağlanıyor. Ancak “quadratic funding” modeline göre yalnızca toplam fon değil, kaç kişinin destek verdiği de önemli.

Yani 10 kişinin verdiği 1’er dolar, 1 kişinin verdiği 10 dolardan daha etkili olabiliyor.

Bu da geleneksel iş dünyası tarafından bakınca, tanıdık bir soruyu gündeme getiriyor:

“Sadece büyük yatırımcı mı söz sahibi olacak, yoksa geniş kitlelerin desteği daha mı önemli?”

Optimism DAO: Kaynak Dağıtımı Toplulukla Şekilleniyor Optimism DAO ise daha çok bütçe yönetimi ile öne çıkıyor.

Topluluk, zincir üzerindeki büyümeyi desteklemek amacıyla sunulan projelere kaynak tahsis ediyor. Hatta geçmişte gerçekleştirilmiş projeler, etkilerine ve başarı kriterlerine göre geriye dönük olarak da fonlanabiliyorlar. (Retro Funding)

Fon başvuruları, teklif dokümanları şeklinde hazırlanıyor;

bunlar toplulukta tartışılıyor ve sonra oylarla şekilleniyor.

Ancak dikkat çeken nokta: burada da genellikle hibrit bir yapı tercih ediliyor.

Bazı stratejik kararlar “Citizen House” ve “Token House” gibi alt yapılara ayrılmış durumda; bu da merkeziyetsizliğin farklı, belki biraz hibritleşmiş bir yorumu olarak karşımıza çıkıyor.

DAO Kültürü: Organizasyondan Çok Bir Yaklaşım DAO’larda karar alma yalnızca bir prosedür değil, bir felsefe, bir kültür meselesi.

Topluluğun fikrine alan açmak, süreçleri açık hâle getirmek ve sorumluluğu paylaşmak DAO’ları klasik kurumlardan ayırıyor.

Ancak her şeyi tamamen topluluğa bırakmak da her zaman işlemiyor.

Bu nedenle birçok DAO, hibrit modeller kullanıyor:

Uzman ekipler önce önerileri şekillendiriyor. Topluluk bu öneriler arasından seçim yapıyor.

Bu yapı, hem katılımı hem de verimliliği aynı anda sağlamaya çalışıyor.

Bir Sonraki Adım: Gerçekten Fayda Sağlıyor mu? Gitcoin ve Optimism gibi örnekler, DAO’ların yalnızca Web3 için değil; katılımcılığı artırmak isteyen tüm yapılar, tüm kurumlar için ilham verici olabileceğini gösteriyor.

Ama şu soru hâlâ masada:

“Gerçekten işe yarıyor mu? Bu yapıya geçişin kuruma ya da iş modeline geri dönüşü (ROI) ne olur?”

Önümüzdeki hafta bu soruya odaklanacağız:

Web3 tabanlı bu katılımcı sistemlerin somut etkileri ne?

Kurumlar bu modellerden nasıl fayda sağlayabilir?