← Tüm yazılar

DAO: Sadece bir yapı değil, bir düşünce biçimi

Geçen hafta kurumlardaki yerleşik organizasyonel yapıların Web3 dünyasında nasıl değiştiğini ele almıştık. Roller, sorumluluklar ve hesap verebilirlik gibi konulara değinmiştik.

Geçen hafta kurumlardaki yerleşik organizasyonel yapıların Web3 dünyasında nasıl değiştiğini ele almıştık. Roller, sorumluluklar ve hesap verebilirlik gibi konulara değinmiştik.

Ancak bu dönüşümün merkezinde duran yapılardan biri olan DAO’lara henüz derinlemesine bakmamıştık.

Web3’ün en çok konuşulan ama bir o kadar da yanlış anlaşılan yapılarından biri DAO’lar. Bu yazıda, DAO kavramının ne olduğuna, neden ortaya çıktığına ve nasıl çalıştığına biraz değinmek istiyorum.

DAO Nedir? Nereden Çıktı? DAO, “Decentralized Autonomous Organization” yani “Merkeziyetsiz Otonom Organizasyon” anlamına gelir.

Temel amacı, geleneksel kurumsal yapılardaki güvene ve hiyerarşiye dayalı ilişkileri, tamamen kodla ve toplulukla yönetilen bir modele dönüştürmektir.

İlk DAO fikri Ethereum topluluğunda, 2016 yılında şekillendi ve başlatılan “The DAO” adlı proje, merkeziyetsiz bir yönetişim hayalinin ilk büyük uygulamasıydı. Ne yazık ki ciddi bir güvenlik açığı nedeniyle hacklendi ve Ethereum tarihinin en büyük krizlerinden biri haline geldi. Ancak bu proje ile yaşanan deneyim, DAO fikrinin olgunlaşmasını ve yeni, farklı örneklerin gelişmesinde rol oynadı.

DAO’ların Temel Çalışma Mantığı DAO’lar temel çalışma mantığı akıllı kontratlara (smart contract) dayanır. Organizasyonun kuralları kodlarla tanımlanır ve bu kurallar topluluk tarafından oylamalarla işler hâle getirilir. DAO’ların temel bileşenleri şunlardır:

Token Sahipliği: Karar alma süreci genellikle token sahipleri üzerinden yürütülür. Token sahipleri herhangi bir karar noktasında oy kullanabilirler ve token miktarı, oy kullananın gücünü belirleyebilir. Oylama Mekanizmaları: Topluluğun oyuna sunulan kararlar, Snapshot gibi araçlarla oylanır. Yürütme: Onaylanan teklifler, genellikle çok imzalı cüzdanlar (Gnosis Safe gibi) üzerinden uygulanır. Böylece uygulamaya geçiş için birden fazla aşamalı bir onay mekanizması çalışır, birden fazla kişinin ya da cüzdanın onayı gerekir. İletişim: Discourse forumları, Discord toplulukları, onaya sunmak üzere hazırlanan “proposal” dokümanları gibi araçlarla yürütülür.

Bu yapı, kurumsal bir hiyerarşiden daha fazla katılımcı ve daha şeffaf bir yönetişim hedefler.

DAO’lar Neden Kurumların Radarına Girdi? DAO’lar ilk başta blokzincir projeleri için bir yönetişim çözümü gibi görülse de zamanla daha geniş bir anlam kazandı. Bugün kurumsal yapılar da DAO’ları ilgiyle izliyor. Bunun birkaç nedeni var:

Açık Yönetişim: Herkesin kuralları görebildiği, karar süreçlerine katılabildiği, mevcut hiyerarşik organizasyonlara göre biraz daha demokratik bir sistem. Katılımcılık: Kullanıcılar sadece ürünün müşterisi değil; aynı zamanda karar vericisi ve katkı sağlayıcısı haline geliyor, ki aslında bu web3 dünyasının düşünce sisteminin temellerinden birini oluşturuyor. Şeffaflık: Karar alma süreçleri ve kaynak kullanımı zincir üzerinde tamamen açık ve izlenebilir.

Ancak zorlukları da yok değil. Roller, sorumluluklar ve hesap verilebilirlik konuları ne yazık ki her zaman net değil, özellikle de ilk DAO versiyonlarında Özellikle hesap verilebilirlik konusunda gri alanlar oluşabiliyor.

Bu nedenle bazı projeler tamamen DAO modeline geçmek yerine hibrit yapılar kurmayı tercih ediyor. Örneğin, bir çekirdek ekip stratejik kararları alırken, topluluk geri bildirim sağlıyor ve belirli konularda oy kullanıyor. Yani oylamaya sunulacak seçenekler aslında yetkin ya da uzman kişilerden oluşan daha ufak bir komite tarafından belirleniyor; ama o seçeneklerin içerisinden hangisi ile yola devam edileceğine topluluk karar veriyor.

Bu yapı, geçen haftaki yazımızda da değindiğimiz gibi, geleneksel kurumlar için hem daha uygulanabilir, geçiş aşaması için daha az riskli, hem de öğrenme fırsatı sunan bir ara model olarak öne çıkıyor.

Aslında Daha Yeni Başlıyoruz DAO’ların ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve neden önemli olduğunu ele almaya çalıştım ama aslında burada ancak biraz yüzeyi kazıdık. Çünkü DAO deyince aslında tek bir yapıdan değil; çok çeşitli yapılardan, çok farklı hedeflerden ve çok değişken zorluklardan söz ediyoruz.

Ve de aslında her bir yapı ve hedefe göre de, çok farklı faydalardan.

Önümüzdeki hafta, bu konunun biraz daha derinlerine inip, DAO’ların farklı yapılarına, gerçek hayattan bazı DAO örneklerine (Optimism, Gitcoin gibi) ve yaşanan yönetişim zorluklarına daha yakından bakmak istiyorum. Çünkü mevcut haliyle DAOların hala pek çok problemi olmakla birlikte ve de her türlü organizasyon ya da kuruma uygulanamayacağını kabulüyle yola çıksak da, yönetişim açısından oldukça şeffaf bir metod olduğu ve tüm organizasyon olmasa da belli kısımlarında uygulanmasının kurumları pek çok açıdan geliştirebileceğini düşünüyorum.