← Tüm yazılar

Davos'26 ve yapay zekaya dair

Bir önceki hafta sosyal ya da geleneksel, tüm medya Davos toplantısını konuştu. Biraz geç kalmış olabilirim ama yine de kendimce üzerine biraz yazmak, mümkünse tartışmak istiyor…

Bir önceki hafta sosyal ya da geleneksel, tüm medya Davos toplantısını konuştu. Biraz geç kalmış olabilirim ama yine de kendimce üzerine biraz yazmak, mümkünse tartışmak istiyorum.

Yapay zeka bu yıl Davos’ta üzerine en çok konuşulan, en çok kafa yorulan konu olsa gerek. Artık çok vizyoner bir konu, geleceğin konsepti aşamaları geçilmiş; “framework”, “governance”, “ethic” ve “compliance” konuşulur durumda.

Nitekim Stanford Human-Centered AI (HAI) tarafından yayımlanan Davos değerlendirmeleri de, bu yıl AI tartışmalarının vizyondan çok uygulama, sorumluluk ve yönetişim çerçevesine kaydığını açıkça ortaya koyuyor. 🔗 https://hai.stanford.edu/news/what-davos-said-about-ai-this-year

Raporlar vizyondan ziyade, o vizyonun hayata geçirilmesi yolunda nereye gelindiğini anlatıyor artık. Yani yapay zeka, fütüristik bir bilim kurgu ötesi olmayı çoktan geride bırakmış gibi; sanki yol haritası çizilmiş ve hedef belliymiş hissi veren konuşmalar, raporlar ve değerlendirmeler var.

Bu yaklaşım, World Economic Forum’un AI yönetişimi ve küresel iş birlikleri kapsamında yayımladığı rapor ve çerçevelerle de örtüşüyor. WEF, yapay zekayı artık “nasıl geliştirileceği”nden çok, nasıl yönetileceği ve hangi sorumluluklarla hayata geçirileceği üzerinden ele alıyor. 🔗 https://initiatives.weforum.org/ai-global-alliance/insights

.com balonunu ya da sosyal medyanın hayatımızı işgal edişi gibi yakın geçmişte yaşanmış hikâyelerle hem benzer hem ayrı tarafları var bu hikâyenin. .com, sadece belirli bir kesimi ilgilendiren, hayatımızı değiştirmekten çok hisse senedi fiyatlarıyla ilişkilendirilen bir konuymuş gibi başlayıp bitmişti.

Sosyal medya tarafında ise yaşanacakları neredeyse hiçbirimiz öngöremedik. Facebook’a ilk üye olduğumda, birkaç sene sonra 70’li yaşlarındaki anne ve babamın da orada olacağını, aktif kullanıcıya dönüşeceğini ya da bu platformların reklam ve satış üzerinden devasa bir ekonomi yaratacağını hayal edemedim.

Bu noktada Davos’ta sıkça referans verilen isimlerden (biraz tartışmalı bir isim olsa da) Yuval Noah Harari, yapay zekayı önceki teknolojik dönüşümlerden ayıran temel unsurun, dil üretme, anlatı kurma ve karar alma süreçlerine doğrudan etki edebilme kapasitesi olduğunu vurguluyor. 🔗 https://www.bloomberght.com/yorum/dr-soner-canko/3767426-davos-yapay-zek-zirvesi

Gelelim yapay zeka tarafına. OpenAI, büyüme ve son kullanıcıya ulaşma hızıyla bir rekor kırmış olabilir; ancak ChatGPT ile sohbet ekseninde şekillenen bu benimsenme, yapay zekanın kısa sürede nereye ulaşabileceği ya da hayatımıza hangi alanlarda dokunacağı konusunda gerçekten yeterli bir fikir veriyor mu?

Stanford HAI’nin değerlendirmelerinde de altı çizilen önemli noktalardan biri, son kullanıcı benimsenmesi ile kurumsal ve yapısal dönüşümün aynı şey olmadığı. Yani yüzeyde görünen yaygın kullanım, derin ve kalıcı entegrasyon anlamına gelmiyor. 🔗 https://hai.stanford.edu/news/what-davos-said-about-ai-this-year

Şahsen, yapay zekanın çok büyük bir etkisi olacağını bilmekle birlikte, Terminator senaryosu ile ütopik bir gelecek arasında gidip geliyorum. Çünkü olasılıkları ve sonuçları kestirmek zor. Kontrolsüz güç ise diğer tarafta gerçekten güç sayılır mı, emin değilim.

Bu paradigma kimin elinde olacak? Güç kimin lehine kullanılacak? Çoğunluğun iyiliği mi, yoksa mevcut eşitsizliklerin sürdürülmesi mi?

Bu sorular, Davos’ta AI etik ve yönetişimi başlığı altında en çok tekrar edilen endişeler arasında yer aldı. Özellikle AI governance tartışmaları, teknolojinin teknik kapasitesinden çok toplumsal ve kurumsal etkilerine odaklanıyordu. 🔗 https://www.weforum.org/stories/ai-governance/

Kendimizle ilgili neleri teslim ediyoruz, daha neleri edeceğiz? Teslim ettiklerimizle ilgili bir taahhüt, bir yol haritası var mı? Sadece yardımcı mı olacak, yoksa uyum sağlayanlar ve sağlayamayanlar olarak daha da mı ayrışacağız?

Bu sorular uzatılabilir, ama moral bozmak niyetinde değilim. Çok büyük bir değişim geliyor; hatta çoktan başladı bile. Artık mesele ne olacağı değil, nasıl olacağı.

Tüm bunları düşünürken, aklımdan bir türlü çıkaramadığım başka bir soru da var: .com, sosyal medya ve yapay zekâ hikâyelerinin kullanıcıya ulaşma biçimlerine baktığımızda, Web3 neden hâlâ bu kadar sınırlı, hatta zaman zaman “snob” bir yerde duruyor?

Eğer Web3, bugün durduğu yerden biraz daha fazla insanın günlük hayatına temas edebilseydi, nerede olurduk? Kimler, nasıl etkilenirdi?

Elimde değil; bu soru hep aklımda dönüp duruyor ve görmezden gelemiyorum. 😊