← Tüm yazılar

Disiplinler Arası Düşünmek

“Generalist” kavramı son dönemde iş dünyasında, sosyal medyada, yayınlarda ve topluluklarda daha çok karşıma çıkıyor, bugün biraz bu kavrama değinmek istedim.

“Generalist” kavramı son dönemde iş dünyasında, sosyal medyada, yayınlarda ve topluluklarda daha çok karşıma çıkıyor, bugün biraz bu kavrama değinmek istedim.

Ne demek “generalist” olmak? : Temel olarak, birden fazla alanda deneyim ve bilgi biriktirmiş, farklı disiplinlerden beslenebilen kişilerden söz ediyoruz. Yalnızca tek bir uzmanlıkta derinleşmek yerine, çeşitli alanlarda anlamlı bir birikim oluşturmuş olan kişilerden. Ama bu arada bu kavram karşıma kimi zaman “her işten anlayan ama hiçbirinde derinleşmeyen” gibi eleştirilerle, kimi zaman da “geleceğin en değerli yetkinliği” olarak, farklı bakış yaklaşımlarla çıkıyor elbette.

Konuya biraz daha derinlemesine bakmak istersek, farklı boyutlar devreye giriyor.

Birincisi sosyolojik. Yeni kuşakların – özellikle Gen Z’nin – kariyer anlayışı, önceki nesillerden farklı. Tek bir uzmanlığa sıkışmak yerine farklı roller denemek, disiplinler arası geçiş yapmak, kendi yollarını çizmek istiyorlar. Bu yaklaşımın, Web2’nin daha hiyerarşik yapılanmasındansa Web3’ün daha yatay ve çok yönlü işleyişine daha yakın durduğunu söyleyebiliriz. Yepyeni teknolojileri de hesaba katınca Web3 ekosisteminin büyük oranda genç kuşaktan oluşması hiç de şaşırtıcı gelmiyor.

İkinci boyut ise nörobilimsel. Araştırmalar “cognitive flexibility” yani bilişsel esneklik kavramına işaret ediyor: Beynin yeni durumlara uyum sağlama, farklı bilgileri birleştirme ve alternatif çözümler üretme kapasitesi. Bu beceri bir yönüyle doğuştan gelse de, farklı deneyimlere maruz kalmak ve disiplinler arası çalışmakla güçlendirilebiliyor. Nörobilim çalışmalarında da, bu esnekliğin özellikle farklı alanlarda deneyim kazanan kişilerde daha güçlü gözlemlendiği belirtiliyor. Yani generalist olmak, sadece kariyer tercihi değil, beynin öğrenme ve düşünme şekline de dokunan bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.

Burada kritik bir hatırlatma yapmak ya da not düşmek istiyorum : “Generalist” olmak bir konuda “uzman” olmaktan daha iyi ya da daha kötü değil. İki yaklaşım da çok değerli, hatta çoğu zaman birbirini tamamlıyor. Bir konuda derinleşmiş uzmanların yanında, farklı alanlardan bakabilen generalistlerin bulunması ekiplerin problem çözme gücünü artırıyor.

Web3 ekosisteminde de bunun örneklerini sıkça görüyoruz. Topluluk yöneticisinin aynı zamanda ürün ekibine geri bildirim vermesi ve kullanıcı deneyimi hakkında içgörüye sahip olması, bir pazarlama liderinin token ekonomisine dair fikir sunması, ya da bir geliştiricinin topluluk psikolojisine kafa yorması. Yatay ve hızlı değişen bu dünyada, “generalist” yaklaşım çoğu zaman bir “zorunluluk” gibi çalışıyor.

Kendi kariyerime baktığımda da, açıkçası biraz “generalist” bir yolculuk görüyorum. 25 yıl içinde müşteri ilişkileri içeren rollereden siber güvenlik uzmanlığı gibi tamamen teknik rollere, toptan satış gibi tamamen ticari ve finansal rollerden Web3 gibi inovatif teknoloji alanlarına kadar pek farklı deneyim edindim.. O dönemlerde bu çeşitlilik biraz “gelgitli” bir durum gibi görünse de, bugün geriye dönüp baktığımda beni tam da bu “generalist” bakış açısına taşıdığını görüyorum.

Belki de asıl soru şu: Geleceğin iş dünyasında, daha çok uzmanlara mı yoksa farklı alanlar arasında köprü kurabilen “generalist”lere mi ihtiyaç olacak?