Gelecek aslında gelmiş olabilir mi?
Son günlerde en çok duyduğum, okuduğum sözcük agent/ajan olabilir. Bu konu nasıl bu hale geldi? Bütün dünya "Claude", "yapay zeka modeli" ya da "agent/ajan" mı konuşuyor, yoks…
Son günlerde en çok duyduğum, okuduğum sözcük agent/ajan olabilir. Bu konu nasıl bu hale geldi? Bütün dünya “Claude”, “yapay zeka modeli” ya da “agent/ajan” mı konuşuyor, yoksa benim ilgimi çektiği için algoritmalar bana bu konuları mı getiriyor?
Ya da sadece algıda seçicilik mi?
Evet, acı mı bilemiyorum ama, tamamen gerçek, 1. seçenek. Tüm dünya agent konuşuyor olmayabilir elbette, ama teknoloji dünyası başta, büyük bir çoğunluk gerçekten bunu konuşuyor. Agentların gelişine hazır mıyız, değil miyiz derken, aslında geldiler ve biz bunun henüz yavaş yavaş farkına varıyoruz.
Bir taraftan belki teknoloji ya da yapay zeka ile benim kadar ilgili olmayanlar için konu, ChatGPT ile sohbet etmekten ya da istenmeyen bazı işleri (çeviriler, metin düzeltmeler, imla kontrolleri vb) ibarettir. Bu durumda da, birkaç farklı yazıda bahsettiğim ajan konusuyla ilgili ” Aman canım, bu ajanlar da kim bilir ne zaman gelecek? Bu işin altyapısı ne zaman hazır olur ki?” diye düşünülüyor olabilir.
Ama aslında, bahsi geçen ajanların üzerinde çalışacağı altyapıların temelleri, bundan çok ama çok önce atıldı. LLM modellerinden bahsetmiyorum, “agentic” diyebileceğimiz işlerin altyapılarından bahsediyorum. Bundan tam 16 ay önce, Ocak 2025’te SendAI Hackathonu düzenlenmişti; Solana ağı üzerindeki YZ ve agentic projeler ve bunların altyapıları konuşuluyor, temelleri atılıyordu.
400’den fazla projenin yarıştığı o hackathonda “Agents Infra” kategorisinde birinci olan AgentiPy , Python ile yazılmış yapay zeka ajanlarını Solana’ya bağlayan açık kaynaklı bir altyapı aracıydı.
Çünkü bugün kullanıma hazır olan hatta kullanılmaya başlanan ajanlar, o dönemde hackathona katılan AgentiPy gibi projelerin sağladığı fikirler ve altyapılar üzerinde kurgulandı ve hayata geçirildi.
O dönemde atılan altyapılar bugün artık sadece kurumların değil bizlerin de hizmetinde ve aktif bir şekilde kullanımda.
Bu teknolojinin bu kadar yaygınlaşmış olması, özellikle de bu sektörün içerisinde olmayan kişiler için, pek de inandırıcı gelmiyor mu?
O zaman vergi numarası verilmiş bir ajan olan “Manfred” ile tanıştırabilirim sizi. ClawBank’ın ajanı olan “Manfred” bağımsız olarak bir ABD şirketi kurdu ve IRS’ten vergi kimlik numarası aldı; üstelik bunları insan müdahalesi olmadan yaptı.
Ya da sizlere Replit’in 10. yıl kutlamaları kapsamında sunduğu ücretsiz kullanım hakkıyla, hafta sonu toplamda sadece birkaç saatte Replit’in Agent 4’ü ile birlikte geliştirdiğim ilk uygulamamdan bahsedebilirim.
Sağlıklı beslenme üzerine haftalık planlama, öğünler, tarifler, alışveriş listesi, kalori ve diğer besin değerlerinin kayıt edilmesi;ek olarak da haftalık tekrarlayan rutin işlerin takvimime otomatik kaydedilmesi gibi tamamen kendi ihtiyaçlarım için ve kişiselleştirilmiş uygulamam. Üstelik yemek tariflerindeki malzemelerin bile, Türkiye’de bulunabilecek olanlardan seçilmesini sağlamak mümkün.
Bütün bunlara ek olarak da, belki bir agent değildi ama ilk sesli chat bot aramamı da geçtiğimiz hafta aldım. Bir yapay zeka firması olan Outlier AI’ın sesli chatbot’u beni aradı, sistemlerindeki hesabım ile ilgili konuşmak istediğini söyledi, uygun olmadığımı söyleyince ne zaman uygun olabileceğimi sordu. Türkiye saatinde olduğumuzu belirtmem ile devam ettik ve bu hafta bir gün Türkiye saatiyle gün içerisinde olacak şekilde görüşmek üzere anlaştık. Hiç dijital gibi değil, gerçek bir insan sesi gibi gelen, sizi dinleyip anlayıp buna göre de yanıt veren ve insan olmayan bir sistem ile ilk görüşmemi yaptım.
Bu konuların uzak zamanlarda olduğunu düşünenlere duyurulur.
SendAI gibi hackathonlar, AgentiPy gibi ya da Huma gibi, Arf gibi projeler ve altyapılar sayesinde; bugün Western Union SWIFT’e alternatif olarak Solana üzerine geliştirdiği settlement (mutabakat) altyapısını açıklayabiliyor. 175 yıllık bir şirket, geleneksel bankacılık sisteminin dışına çıkıyor.
5-7 Mayıs’ta Miami’deki Consensus konferansında “Agentic Commerce” bu yılın ana eksenlerinden biri oldu. Tohumları aslında çok daha önce atılmış olan bu teknolojiler artık gündemin merkezinde oturuyor.
Teknoloji gerçekten bir hız treni ile yarışabilecek gibi, dur durak bilmeksizin, yavaşlamadan bu hızla ilerliyorken, insan olarak farkındalığımız ne yaparsak yapalım biraz geride kalıyor.
Yapay zeka ile ilgili haftalık haber bültenlerinin “en önemli 40 haber” diye başlık atabildiği bir noktada bu hıza nasıl yetişebiliriz?
Daha da önemlisi, çok yakında geleceğini düşündüğümüz o geleceğin aslında zaten içerisinde olduğumuzu ne zaman fark edebiliriz sizce?
Not: Bu arada benim kuşağım, uçan arabalar, yemek pişiren robotlar ve Jetgiller benzeri bir hayat hayal ederken, yapay zeka ajanlarının gelip sessiz sedasız beyaz yaka işleri yapmak üzere masaya oturmuş olmasından dolayı yaşadığı şoku da yazmadan geçemeyeceğim :)