← Tüm yazılar

Kurumsal Bakış Açısından Web3’e Sorular

Yepyeni bir teknoloji ortaya çıktığında, heyecanla karşılayan, hevesli bir kesim vardır: Teknoloji meraklıları geliştiriciler, erken kullanıcılar… Ama konu iş dünyasına geldiğin…

Yepyeni bir teknoloji ortaya çıktığında, heyecanla karşılayan, hevesli bir kesim vardır: Teknoloji meraklıları geliştiriciler, erken kullanıcılar… Ama konu iş dünyasına geldiğinde ise, bu heyecan biraz daha farklıdır. Farklı sorularla birlikte gelen, daha gerçekçi, daha hesaplı bir heyecan

Web3 teknolojisi de bu yoldan geçiyor. NFT’lerin yükselişi, token ekonomileri, DAO’lar, veri sahipliği derken artık şirketler de bu dünya şirketlerin, kurumların, regülasyon koyucuların radarına girmiş durumda. Ama bakarken takıldıkları ortak bazı sorular var:

“Bu teknoloji bizim için ne işe yarar?” Blokzincir, merkeziyetsizlik, tokenizasyon… Bunlar kulağa yenilikçi gelmekle birlikte, kurumsal yapıların buradaki sorusu aslında hemen her tür girişim ve teknoloji için sorulanla birebir aynı : Bu teknoloji gerçek bir sorunu çözüyor mu?

Bazı şirketler için cevap net: Lojistikte izlenebilirlik, telif haklarında şeffaflık, sadakat programlarında token tabanlı ödüller… Ama çoğu kurum için hâlâ “gözlemleme” aşamasındayız, çünkü bu yeni teknolojinin teknik detaylarından ve teknik olarak uygulanabilirliğinden önce, iş modeline katkısı anlamak istiyorlar.

“Yasal olarak riskli mi?” Teknolojinin kendisi değil belki ama etrafındaki regülasyon belirsizlikleri büyük bir bariyer. Token ihraçları, kullanıcı verisi, kripto para ödemeleri… Tüm bunlar farklı ülkelerde farklı şekillerde düzenleniyor ve kurumsal yapıların çoğu, gri alanı sevmez, daha az riskli, çoğunlukla denenmiş alanları tercih eder. Yasal ya da regülatif olarak netlik olmadan adım atmak istemez. Bu nedenle kurumsal dünyaya ve günlük kullanım alanlarına entegre edilebilecek pek çok proje, “bekle-gör” modunda kalıyor.

“Web3 sadece bir “hype” mı?” NFT çılgınlığı, metaverse patlaması, meme coin furyaları… Web3 gerçekten çığır açacak olan teknolojik bir gelişme, dijital ve finansal hayatımızı kökünden değiştirecek bir felsefe, kalıcı bir dönüşüm mü yoksa sadece geçici bir trend mi?

Web3’ün, içerisindekilerin bile yetişmekte zorlandığı, dinamik ve biraz da kaotik dünyasında, kısa vadeli ve yüksek sesli gürültülerin arasından uzun vadeli fırsatları seçebilmek zor. Ama tarihe bakıldığında genelde önce “hype” gelir, sonra zaman içerisinde bu teknoloji, altyapıya yerleşir. Web3 belki de şu anda bu geçişin tam ortasında, ama elbette bunu zaman gösterecek. Bu konuda farklı kesimlerin farklı görüşleri olsa da, kurumsal iş dünyası burada biraz daha temkinli davranmayı tercih ediyor.

“Kimin işi olacak?” Yeni teknolojiler sadece sistemleri değil, organizasyon şemalarını da değiştirir. Web3 dünyasını ve teknolojisini iş yapış şekillerinize ve ürünlerinize entegre etmek demek ; hukuk, pazarlama, IT, ürün, finans ekiplerinin birlikte çalışması ve belki de bu vakte kadar çalışma şekillerinde derin, temelden bazı değişiklikler demek.

Ve bu değişiklik olasılığı bile, çok temel, günlük, iş hayatının bir parçası, hiçbir zaman sevilmeyen ama çok sık sorulan bir temel bir soruyu doğurur: Bu işin sahibi kim olacak? İçeride bir Web3 departmanı mı kurmak gerekir, yoksa dışarıdan danışmanlıkla mı yürütmek daha doğru olur ?

Mevcut altyapı ne kadar etkilenecek ve mevcut ekiplerin iş yapışlarında ne ölçüde değişiklikler olacak ? Nasıl eğitimler, nasıl adaptasyonlar gerekecek ? Bu tür netlikler olmadan, karar almak hiç kolay değil ve kurumsal dünya içerisinde bu tarz soruların yanıtları, her bir şirkete, mevcut kurum kültürüne, altyapısına, çalışan sayısına, ürünlerine ve daha da pek çok parametreye göre değişkenlik gösteriyor.

“Peki yatırımın geri dönüşü ne olacak?” Sonuçta her kurumun masadaki sorusu aynı: Zaman, para ve kaynak yatırırsak, karşılığını nasıl alacağız; hatta alabilecek miyiz?

Web3’ün bazı getirileri anlık görünür değil:

Topluluk bağı, marka değeri, inovasyon algısı vb. Ama elbette bu dünya içerisinde yatırım kararları genelde KPI odaklıdır. Somut çıktı beklentisi, Web3 projelerinin anlatımını da yeniden şekillendirmeyi gerektiriyor. Buraya yapılan yatırımın, ne kadar sürede, nasıl geri döneceğini netleştirmek de yine kurumdan kuruma değişen bir konu.

Peki Şimdi Ne Olacak? Web3’ün son birkaç on yılda hayatımızı değiştiren internet, sosyal medya, süreçlerin dijital ortama aktarılması gibi teknolojik değişimlerden en önemli farkı, bir felsefe, bir manifestoya dayanması. Bu teknolojiye adapte olmak, onu iş modeline entegre etmek kurumsal dünya için teknolojinin ötesinde bir perspektif değişikliği getiriyor, beraberinde pek çok soruyla geliyor.

Belki de artık teknolojiyi değil, bu soruları ciddiye almak gerekiyor.

Ve bu sorulara verilen yanıtlar, Web3’ün kurumsal dünyadaki kaderini belirleyecek.