Teknoloji: Gerçek de olabilir, balon da; ya da her ikisi de
Söz konusu olan yenilikçi teknolojiler olduğunda, tartışmalar da beraberinde geliyor ve insanlar bu noktada ikiye ayrılıyorlar.Söz konusu teknolojinin çığır açacağını düşünenler…
Söz konusu olan yenilikçi teknolojiler olduğunda, tartışmalar da beraberinde geliyor ve insanlar bu noktada ikiye ayrılıyorlar.Söz konusu teknolojinin çığır açacağını düşünenler ve balon olduğunu düşünenler :)
Yenilikçi teknolojilerin gerçekliğini, uygulanabilirliğini ve sürdürülebilirliğini tartışmak bir yana, yarattığı ekonomik değer ve yatırım geri dönüşü konusu, teknolojilerin ilk dönemlerinde hep tartışmalı bir konu olmuş. Bu noktada da, özellikle teknolojiye inananların düştüğü en büyük hatalardan birisi :
“Bu teknoloji gerçek, o zaman balon olamaz.”
Sanki bu ikisi aynı anda gerçek olamazmış gibi, ama tarih bunun yanlış olduğunu ve bu ikisinin bir arada olabileceğini bize defalarca gösterdi.
İnternet hayatımızı tamamen değiştirdi ve bu kimsenin yadsıyabileceği, tartışabileceği bir konu değil.
Ama internetin değil de henüz sadece fikrinin hayatımıza girdiği 1990’ların sonu yıllarındaki o dönemde, internet üzerine geliştirilen her türlü teknoloji firmasının hisseleri altına hücum benzeri bir heyecan ve aceleyle satın alınıp, fiyatları eksponansiyel olarak yükselirken, sadece birkaç yıl içerisinde Nasdaq yüzde 78 düştü. Pets.com battı, sadece Amazon ve birkaç tanesi daha hayatta kalabildi. Burada konu teknolojinin gerçekliği değildi.
Cisco’yu düşünün: dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birisi ve bugün hâlâ internet altyapısının omurgasının büyük kısmını oluşturuyor. Ama Cisco, o dönemdeki rekor seviyesini bir daha yakalayamadı.
Günün sonunda internet teknolojisi kazandı, hayatlarımıza girdi ve onları kökünden değiştirdi; ama ilk dönem yatırımcıların büyük çoğunluğu kaybettiler.
JP Morgan CEO’su Jamie Dimon bunu BBC’ye verdiği röportajda şöyle ifade etti: “YZ gerçek ve karşılığını verecek. Tıpkı arabaların ve televizyonların karşılığını vermesi gibi; ama bu sürecin ilk dönemlerinde yer alanların büyük çoğunluğu iyi bir sonuç alamadı.”
Teknolojinin gerçek olması, yatırımın kazanç getireceğini garanti etmiyor.Teknolojinin gerçek olması ile ekonomik anlamda bir balon oluşturması aynı anda gerçek olabiliyor. Dotcom bunu çok net gösterdi
@
Blokzincir teknolojisi için de pek çok farklı fikir vardı. 2017 yılında beri şöyle ya da böyle, hobi ya da profesyonel olarak içinde olduğumu bu ekosistemin, dünyada geçerli olan ve pek de sağlıklı olmayan finansal sistemi kökünden değiştireceğine inananlar ile “Spekülatif, düzenlenemez, gerçek kullanım yok.” diyenler çok tartıştılar.
Ama bu sürecin sonunda, görünen o ki, NFT’lere hücum dönemi ve o dönemde görülen astronomik fiyatlar, DeFi yazı ve o dönemde kazanılan 100, hatta 1000x ler, metaverse üzerinden satın aldığınız neredeyse gerçeğinden daha yüksek değerlenen araziler dönemi bitti.
Bu dönem içerisinde teknolojiden bağımsız, pek çok spekülatif proje, ya da aslında vaat ettiklerini yapma niyeti hiç olmayan pek çok şirket, çok büyük finansal değerlemelere ulaşıp, sonra da bir anda yok oldular.
Ama günün sonunda, Bitcoin ve birkaç büyük ağ ya da proje bugün hala ayakta. Bunun da ötesinde, blokzincir teknolojisi de hala ayakta. Dünyanın en büyük finans kurumları altyapılarını bu sisteme entegre ediyor, gerçek kullanım alanları yavaş yavaş oluşuyor ve yerleşiyor. Ama bu teknolojiyle birlikte gelen birbirinden büyük vaatlerin büyük kısmı gerçekleşmedi. Ekonomik anlamda ilk yatırımcıların hiçbirisi karşılığını alamadı demem, alanlar mutlaka oldu. Ama süreç içerisinde ortaya çıkan ekonomik değerlerin büyük kısmı gerçekten balondu ve ilk yatırımcısının çok azına karşılığını verdi.
Şimdi aynı soruyu YZ için sormak gerekiyor. Teknolojinin gerçek olduğunu kimse tartışmıyor, hatta çığır açıcı bir teknoloji olduğunu da. Ama sayılara bakınca tablonun rahatsız edici bir tarafı da var.
MIT Media Lab araştırması ve McKinsey’nin 2025 State of AI raporu birbirini destekleyen bir bulguya işaret ediyor:
Kurumsal YZ yatırımlarının yaklaşık yüzde 95’i ölçülebilir bir geri dönüş üretmiyor.
OpenAI 2025’te yaklaşık 13 milyar dolar gelir elde etti; amabu süreçte yaklaşık 9 milyar dolar yaktı. Şirketin kendi iç projeksiyonlarına göre 2028’deki işletme zararı 74 milyar dolara ulaşabilir; şirketin kar etmeye geçişi 2030’a ertelenmiş gibi duruyor.
JP Morgan Asset Management verilerine göre ChatGPT’nin piyasaya çıktığı Kasım 2022’den bu yana S&P 500 kazançlarının yüzde 80’i, sermaye harcamalarının yüzde 90’ı YZ hisselerinden geliyor. Bu yoğunluk dotcom döneminden bile yüksek olabilir.
Ekim 2025’te yapılan Bank of America anketinde global fon yöneticilerinin yüzde 54’ü YZ hisselerinin balon bölgesinde olduğunu söyledi.Her ne kadar bu tarz yoru ve anketlerin tek başına bir gösterge olduğuna asla inanmasam ve yanılableceklerini bilsem de, diğer verilerle bir araya geldiğinde durup bir düşünmeye de sebep oluyor elbette.
Bana göre Dotcom’dan biraz daha farklı bir durumdayız. O zaman evet büyük oyuncular da buna yatırım yaptılar; ama asla bugünkü oranlarda değildi. Bugünkü büyük oyuncular, büyük YZ şirketlerinin büyük yatırımcıları, bunu borçla değil kendi kasalarından yapıyor.
Burada 2 farklı durum devreye giriyor.
İlki, “mahkum ikilemi” (prisoner’s dilemma). Tam olarak Google CEO’su Sundar Pichai ifade ettiği gibi : “Az yatırım yapmanın riski, fazla yatırım yapmanın riskinden çok daha büyük.”
Yani herkes riskin farkında, ama kimse yatırım yapmamayı ve bu büyük oluşumun içerisinde, ilk yatırımcılardan olmamayı göze alamıyor.
Diğer tarafta ise, internetin çıkışından ve sonrasında teknoloji devlerinin (Google, Meta vb ) oluştuğu dönemden bu yana yeni teknolojiler, projeler, ve genel olarak makro ekonomi, aslında bu devlerin elde ettiği ve ekonomiye geri verdiği değerle büyüyor. Elbette üretim sektörü da var, ama teknoloji devlerinin çalışanları, tedarikçileri ve yeni teknoloji ya da yeni fikirlere yaptıkları yatırımlar sayesinde bugün global olarak teknoloji dünya tarihi için kısa denebilecek bir süre öncesine kıyasla, inanılmaz bir yer kaplıyor.
Ya da, şöyle mi demeliyiz? “Kaplıyordu.”
Çünkü son yıllarda bu devler, tüm nakit akışlarını, neredeyse tamamını, YZ’ya harcıyor ya da yatırıyorlar. Teknoloji dünyasının ürettiği değerle birlikte gelen ekonomik değer, birkaç yıldır sadece buraya akıyor. Fikriniz, projeniz, şirketiniz YZ ile ilgili değilse ya da adapte etmiyorsanız, ayakta kalmak neredeyse mümkün değil gibi.
Bu durum henüz çok da genç olan teknoloji dünyasının finansal dinamiklerini tamamen değiştiriyor.
Peki YZ’yı da dotcom ya da metaverse benzeri bir ı son mu bekliyor? Ya da YZ’nın ürettiği/üreteceği ekonomik değerle bugün yapılan yatırımlar arasında bir paralellik olacak mı? YZ tarafındaki gelişmeler, teknoloji şirketlerinin bugün binlerce çalışanına artık gerek kalmayacak mı ? Hatta genel olarak beyaz yakanın yaptığı tüm işi artık YZ yapacak ve teknoloji yatırımlarının yanı sıra, bu çalışanlar aracılığyla global ekonomiye olan katkı da mı yok olacak? Bu yepyeni dinamikler içerisinde nasıl bir düzen bizi bekliyor olacak?
Söylemek erken. Bu tarz dönemlerde en çok kullanılan ifade hep “ Ama bu sefer durum farklı” olmuştur. Sonuçta, aslında teknoloji hayatta kalıyor. Ama içinde olanların, ilk yatırımcı ya da daha sonrakilerin, hepsi kazanmıyor. Ve bu sefer buradan kazanamama ihtimali olan sadece son kullanıcı ya da kişisel yatırımcı değil, global ekonominin en büyük oyuncuları aslında kendileri için bile çok büyük riskler alıyor.
Ben bu soruları sorarken, geçen hafta Erman Taylan’ın Soft Commitment’ta yazdıkları hem bana ilham oldu, hem de bu tartışmaya başka bir boyut ekledi:
Toplumun YZ’ya bakışı. Gen Z’nin yüzde 44’ü çalıştıkları şirketteki YZ stratejisini en az bir kez sabote ettiğini söylüyor. New York’ta açılması planlanan YZ odaklı lise, veli, öğretmen ve öğrenci tepkileri üzerine rafa kalktı. QuitGPT gibi oluşumlar çoğalıyor.
Ekonomik balon patlamasa bile, toplumun bir kısmı bu dönüşümü reddedebilir mi? Bugün sosyal medya regülasyonları ve yasakları tartışılırken, YZ için erken önlem almak isteyenlerin sesi daha da yükselebilir. Bu da ayrı, ve belki en az ekonomik boyutu kadar önemli bir soru.
Bu soruları sormak için erken mi? Büyük ihtimalle. Ama sormamak için de geç bile sayılabilir.
Kaynaklar :
Jamie Dimon — BBC röportajı: https://finance.yahoo.com/news/worlds-top-banker-says-ai-141757662.html
MIT Media Lab %95 sıfır ROI: https://thefinancialbrand.com/news/artificial-intelligence-banking/why-95-of-enterprises-are-getting-zero-return-on-ai-investment-191950
McKinsey 2025 State of AI raporu: https://thenextweb.com/news/mckinsey-ai-productivity-paradox-enterprise-roi-capex
OpenAI gelir/zarar — Fortune/WSJ: https://fortune.com/2025/11/12/openai-cash-burn-rate-annual-losses-2028-profitable-2030-financial-documents/
JP Morgan Asset Management — S&P 500 %80 kazanç: https://www.institutionalinvestor.com/article/jp-morgans-michael-cembalest-bubble-or-not-ai-starting-transform-industries
Bank of America — %54 fon yöneticisi anket — Ekim 2025: https://www.bloomberg.com/news/articles/2025-10-14/most-investors-say-ai-stocks-are-in-a-bubble-bofa-poll-shows