Web3 Etkinlikleri: Bağ Kurmaya Devam, Ama Ya İşin Felsefesi?
Geçen hafta biraz Web3 dünyasına dahil olduğumdan beri, katıldığım etkinliklere ve ve bu etkinliklerin etkisine dair kişisel gözlemlerimi paylaşmıştım.
Geçen hafta biraz Web3 dünyasına dahil olduğumdan beri, katıldığım etkinliklere ve ve bu etkinliklerin etkisine dair kişisel gözlemlerimi paylaşmıştım.
Ama değişen gerçekten etkinliklerin bağlamı ve etkisi miydi, yoksa sadece bendeki etkileri mi değişti, bu kısmı biraz daha geniş bir çerçeveden bakmak ve bu dünyaya yabancı olanlar için de etkinlik kültüründen biraz bahsetmek istedim açıkçası.
Başlangıçta sadece geliştiriciler vardı
Web3 etkinlikleri, bu dünyanın ilk yıllarında oldukça sade bir hedefe dayanıyordu: Geliştiricilerin bir araya gelip birlikte üretmesi, bilgiyi paylaşması, açık kaynak kültürünü büyütmesi. Bu hedeflere ulaşmak da aslında üzerinde geliştirme yapılan ağ/projeyi daha iyi bir noktaya getirmek ve bunu toplulukla birlikte, topuluğun desteğiyle yapmak anlamına geliyordu.
Devcon (2014 Berlin, 2015 Londra), ETHGlobal hackathon’ları (örneğin ETHWaterloo 2017) – hepsinin arkasında güçlü bir manifesto vardı: Merkeziyetsiz teknolojiyi anlatmak, topluluğu Ethereum’un sunduğu manifesto çerçevesinde büyütmek.
Blokzincir dünyasındaki bu etkinlikler önceleri çokça içerik, üretim ve topluluk odaklıydı. Daha çok “ne inşa ediyoruz?”, “nasıl inşa edebiliriz?” sorularına yanıt arıyordu. Ama sanki zamanla bu sorunun yerini “kim yatırım aldı?”, “hangi sponsorlar geldi?”, “networking alanı nerede?” soruları aldı gibi hissediyorum bazen.
Daha fazla bağlantı, daha az bağlam
Token2049 (ilk kez 2018 Hong Kong’da), Breakpoint (2019’dan beri Miami & Amsterdam) ve Permissionless (2022’den beri Austin) gibi etkinlikler artık daha çok global networking alanları gibi.
Kabul etmek gerek, bağlantı kurmak için ideal ortamlar. Ve aslında ekosistem geliştikçe, ilerledikçe ve büyüdükçe bu bağlantı odaklı etkinlikler ve bağlantının önemi de giderek artıyor. Ama bu etkinliklerin doğası gereği; içerik, fikir üretimi, vizyon paylaşımı gibi temel konular biraz daha geri planda.
Bu arada aslında her iki alandaki etkinlikler de devam ediyor. Yani sonuçlarının etkisi tartışmaya açık olsa bile; geliştirici etkinlikleri, hackathonlar hala ticari etkinliklerin yanı sıra yerlerini alıyor ve belki de olması gereken de bu aslında.
Ama diğer taraftan Web3 anlatısı ve bakış açısını kitlelere iletme bağlamı aslında giderek zayıflıyor. Bu etkinliklerin yeni kullanıcıyı etkileme gücü, belki de hiç olmadığı kadar sınırlı şu anda.
“Topluluk” olmak ne zaman Discord linkine dönüştü?
Eskiden bir proje “topluluğu var mı?” sorusuna verdiğiniz yanıt, o projenin inandırıcılığını etkileyen en büyük faktörlerden bir tanesiydi. Şimdi ise “Discord kanalımız var” veya “haftayatopluluk buluşmamız var” yanıtları yeterli gibi.
Ama topluluk demek sadece aynı mekânda olmak değil. Aynı dili konuşmak, aynı değeri paylaşmak. Sadece marka değeri değil, orada üretilen değere inanmak, aidiyet.
Cosmoverse’24 - Dubai Etkinlikler evriliyor, topluluk da
Bir taraftan da tüm bu dönüşüm aslında doğal. Her yeni teknolojide olduğu gibi, Web3 de kendi ritmini bulmaya çalışıyor. Kimi etkinlikler daha görünür olma derdinde, kimi ekosistemin finansal tarafına yoğunlaşmış.
Ama bu süreçte bir şeyleri kaybetmemek gerekiyor: Etkinliklerin ilham verme ve inşa etme gücü.
Kişisel olarak hâlâ yeni bir fikre, yeni bir soruya, yeni bir insana denk gelmenin heyecanını arıyorum, zaman zaman da buluyorum.
(Burada ufak bir not eklemek isterim : Halen ekosistemdeki en iyi geliştirici etkinliği olduğunu düşündüğüm, bahsettiğim heyecanı da çoğu zaman bulduğum, Cosmoverse Labs etkinliğine ve yıllardır çizgisini hiç bozmadan bu güzel etkinliği düzenleyen sevgili arkadaşlarım Zafercan Cakir, Crypto Cito ve emeği geçen tüm ekiplere de selamlar)
Haftaya başka bir yere bakalım: KriptoCuma 2018’den beri her hafta düzenlenen, küçük ama istikrarlı etkinliğimizin hikâyesini anlatacağım haftaya. Büyük organizasyonlardan farklı olarak, yerelliğin, devamlılığın ve samimiyetin neler inşa ettiğini konuşacağız.
Ama bu hafta sormak istediğim soru şu:
Web3 etkinlikleri gerçekten hâlâ topluluk oluşturuyor mu? Daha fazla insana blokzincir, Web3, merkeziyetsizlik anlatıyor mu ? Yoksa hepimiz artık daha kalabalığız ama birbirimize olan mesafemiz giderek büyüyor mu ?